Çocuğunuza bağlı mısınız yoksa bağımlı mı?

Çocuğunuza bağlı mı yoksa bağımlı mısınız?

Bağlılık ve bağımlılık arasında büyük farklar vardır. Bağlılık, huzur veren, kişiyi güvende ve içsel olarak güçlü hissettiren bir duygudur. Bağlılık duygusu ile kurduğumuz ilişkiler öz güvenimizi güçlendirdiği gibi yaşam ile barışık olmamızı ve sağlıklı bir psikoloji geliştirmemizi sağlar. Bağımlılık ise kaybetme korkusu, yetersizlik hissi doğrultusunda öz güven eksikliğine sebep olur. Bağımlı kişilerin diğerleri ile kurdukları ilişkiler sorunlu ve sağlıksız olur.

İnsanlar dünyaya ilk geldiklerinde çaresiz ve kendisine bakım veren kişiye muhtaçtır. Bu kişi genelde annedir. Bebek, anneye bağımlıdır ve bu durum beşinci aya kadar devam eder. Beşinci aydan sonra bebek yavaş yavaş dışarıya yönelmeye başlar. Önce anneyi daha detaylı inceler. Sekizinci ve dokuzuncu aylara yaklaştıkça kendisini anneden uzağa itme, ayaklarının dibinde oynamak üzere annenin kucağından kalkarak yere inme gibi davranışlarla fiziksel ayrılma denemelerinin başladığı görülür. Artık bebek tam bir bağımlılık içinde değildir. İşte bu dönemden sonra artık annenin de bebeğine kendisinden sağlıklı şekilde ayrılması ve bağımsızlığını destekleyici nitelikte davranışlar sergilemesi gerekmektedir. Anneler, bebeklerinin fizyolojik ihtiyaçlarını nasıl önemseyip hemen sorunu gidermeye çalışıyorsa, psikolojik ihtiyaçlarını da bilmeli ve davranış tutumlarını ona göre şekillendirmelidirler.

Bebekler bağımsızlığını ilan ettikleri dönemde bazı anneler bunu görmezden gelerek bebeklerine hala fazla koruyucu ve bağımlı davranıyorlar. Araştırmalara göre her 100 annenin 10’u çocuğuna bağımlı. Ama bunu genelde bunu “Çocuğum bana bağımlı, bensiz hiçbir şey yapamaz.” diyerek dile getiriyor ve aslında sorunun kendi tutumundan kaynaklandığını kabul etmiyor.

Bağımlı annelerin özellikleri nelerdir?

“O yapamaz, ben onun yerine yaparım .” Bu cümle bağımlı bir annenin en sık kullandığı cümledir desek yanlış olmaz. Bağımlı anne çocuğuna sorumluk vermek istemez. Onun yapması gereken işleri de kendi üstüne alır ve bu sebeple çocuk sorumluluk almayı, sorumluluklarını yerine getirmeyi öğrenemez.

“Ya başına bir şey gelirse?” Annenin çocuğu için kaygılanması, endişelenmesi gayet doğaldır ancak bunun bir sınırı ve dozu olmalıdır, yoksa çocuğunuza zarar gelecek korkusuyla siz zarar vermeye başlayabilirsiniz. Fazla koruyucu tavır, çocuğun ileride kendi başının çaresine bakamayacak hale gelmesine, yaşadığı zor bir olay karşısında aşırı korku, endişe ve çaresiz hissetmesine sebep olacaktır.

“Hayatımı ona adadım ama o benim istediklerimi yapmıyor.” Dünyaya getirdiğiniz bebeğinizin her açıdan iyi olmasını istersiniz ama bazen kendi hayallerinizi çocuğunuza aktardığınızı, sizin yapamadıklarınızı onun yapması için çaba sarf ettiğinizi fark etmelisiniz. Her insan biriciktir ve kendi özellikleri yetenekleri vardır. Bırakın çocuğunuz sizin isteklerinizle değil, kendi içinden gelen yeteneklerle var olsun.

“Kendime hiç vakit ayıramıyorum.” Bu geçerli sebebi olmayan bir yakınmadır. Bazı anneler çocuklarının alması gereken sorumlulukları da üstlendikleri için kendilerine ayıracak vakit bulamıyorlar ama bu durum çocukta suçluluk duygusu yaratabiliyor. Çocukta, annem benim yüzümden mutsuz, benim yüzümden kendisine zaman ayıramıyor gibi düşüncelere sebep olabilir. Çocuğunuz ve siz ayrı birer bireysiniz ve iki tarafın da kendine özgü ihtiyaçları vardır. Unutmayın ki siz kendinizi doyurmadığınız, kendi fiziksel ve psikolojik ihtiyaçlarınızı karşılamadığınız sürece karşıya olumlu geri dönüş yapamazsınız.

Bağımlı annelerin çocukları nasıl bir davranışlar sergiliyor?
Bu çocuklar öncelikle okul hayatında sorun yaşamaya başlıyor. İlk okula başladıkları dönemde evden ayrılacak olmak onlarda yoğun anksiyeteye sebep oluyor. Anneleri ya da babaları olmadan her hangi bir sosyal ortamda bulunmak istemiyorlar.
Uyku zamanlarında sorunlar ortaya çıkar. Anneleri veya babaları olmadan uyumak istemezler.
Evden ayrıldıklarında ya da sevdiği kişi evden ayrıldığında başına bir şey geleceğine inanır ve korkar.
Bağımlı anneler çocuklarının da kendisi gibi bağımlı birer yetişkin olmasına sebep olabilir. Annesi olmadan hiçbir şey yapamayan çocuklar ileride kurduğu ilişkilerinde de kişilere bağımlı kalabilir. Annesi tarafından fazla korunup kollanmış, hiçbir sorumluluk almasına izin verilmemiş, her sorunu annesi tarafından çözülmüş çocuklar sağlıklı bir öz güven geliştiremeyip, yetişkinlik hayatında da ilişki kurduğu insanlardan aynı tutumu bekleyebilir ya da ilişkilerinde karşı tarafa annesinin kendisine davrandığı gibi davranabilir.

Öneriler:
Çocuğunuzun psikolojik gelişim süreçlerini takip edin ve ona göre tutumuzu da değiştirin.
Çocuğunuz ve siz ayrı birer bireysiniz. Onun da sizin de kendinize özel zamanlara ihtiyacı var. Ona ve kendinize bu zamanı oluşturmak için fırsat verin.
Önce siz sonra çocuğunuz! Siz hem fiziksel hem de psikolojik olarak sağlıklı olmadan çocuğunuza sağlıklı yatırım yapamazsınız. Kendinize değer verin, kendinize vakit ayırın.
“Çocuklar düşe kalka büyür.” lafını hatırlayın. Tabi ki bırakın ne hali varsa görsün demiyorum ama sorunları ile başa çıkması için fırsat verin. Destekleyici olun ama üstlenmeyin!
Ona sorumluluklar verin, kendi sorumluklarını yerine getirmeyi öğretin. Sorumluluk almakta zorlanıyor ise ilk başlarda ödül yöntemini kullanabilirsiniz.
Yol gösterin ama o yolu onun için yürümeyin. Bu defa çocuğunuz nasıl yürüyeceğini öğrenemez.
Sevgiyle…

Danışan Tavsiyeleri

Eby (Danışan)

Emine Hanım ile düğün sürecimde tanıştım. Hayatımın sanıyorum en zorlu süreciydi. Anksiyete atakları geçirirken kendisini buldum ve ilk tanışmamız ilk randevumuzda bana hemen ufak çözümlerle kendimi dügün sürecinde nasıl rahatlatmam gerektiğini anlattı ve çok yardımcı oldu. Daha sonra devam etmeye karar verdim bu durumların kendi kendine geçmeyeceğini biliyordum. Kendimi her zaman güvensiz hissetmeme rağmen Emine Hanım’ın bana çok güvende hissettiriyor. O bağı çok iyi bir şekilde kurdu aramızda. 3 aydır tedaviye devam ediyoruz çok kısa bir süre olmasına rağmen oldukca aşama kaydettiğimi hissediyorum. Daha önce başka uzmanlar ile görüştüğümde direkt ilaç tedavisine yönlendirmeye çalıştı bir çoğu. Ben bunu hiç bir zaman istemedim. Emine Hanım ile ilaçsız oldukça iyi aşama kaydedebiliyoruz. Kendisi ortamda bir soğukluk olmasına asla izin vermiyor oldukça arkadaş canlısı. İyi ki tanıdım onu iyi ki var. 🙂

Danışan Tavsiyeleri

Psk.Esin YILDIZ

Meslektaşım Emine Soybay’ı üniversite yıllarından beri tanırım. kendisi genç bir psikolog olmasına rağmen yalnızca kişilik özellikleriyle değil mesleki ve akademik anlamda da artıları olan kariyer hayatında oldukça başarılı, azimli, alanında yetkin, yenilikleri takip eden ve mesleki becerisini her geçen gün biraz daha geliştiren, analitik düşünme becerisine sahip, idealist bir psikologdur. Tereddüt etmeden psikolojik yardım alınabilecek başarılı ve alanına hakim olan Emine Hanım’ı İhtiyacı olan herkese gönül rahatlığıyla tavsiye ediyorum.

Danışan Tavsiyeleri

C.T (Danışan)

Emine Hanımdan terapi almaya narsistik kişilik bozukluğu olan biriyle ilişkim sürecinde tamamen çökmüş olduğum zaman başladım. Bu teşhisi yalnızca birkaç seansta ‘ona’ Emine hanım koydu ve bana kitaplar tavsiye etti. Terapi ve kitaplar sayesinde duruma dışarıdan bakabildim, çok büyük bir farkındalık yaşadım ve bu ilişkiden birkaç ay içinde kurtulmayı başardım. Bu arada bu tarz bir ilişkiye çekilmemin ve günlük hayatta yaşadığım zorlanmaların çocukluğa hatta bebekliğe dayanan sebepler olduğunu da yine kısa sürede keşfettik ve kimi seanslarımızda günlük meseleleri konuşurken kiminde çok daha derine de inmeye başladık. Onunla birçok konuda rahatça konuşabiliyorum çünkü kendisini birçok alanda geliştirmiş ve geliştirmeye de devam ediyor. İnanıyorum ki aslında tüm hayatımı bugüne kadar etkilemiş bu bebeklik/çocukluk travmalarımı çözebildiğimiz zaman, bundan sonraki hayatım da çok farklı olacak. Bu güne kadar çok kez depresyona girmiş, ilaç kullanmış ve terapi almış biri olarak diyorum ki iyi ki sonunda Emine hanımla tanışmışım. Benim için büyük bir şans ve umuyorum ki bu terapiler hayatımın dönüm noktası olacak. Kendisine sonsuz teşekkürler.

Danışan Tavsiyeleri

Uzm.Psk.Şeyda UNCU

Emine Hanımın klinik psikopatoloji bilgisi, psikoterapi yetisinin ve aynı zamanda danışanlarla kurduğu psikoterapötik ilişkisinin her zaman bireyin faydası etrafında oluşturduğunu görmekteyim. Psikoloji biliminin daha fazla böyle meslektaşlarımızla mesleki etik çerçevesine özen göstermesini dilemekle beraber kendisine bu hassasiyeti ve aynı zamanda bilime yaptığı katkısından dolayı teşekkür etmek isterim. Kendisi meslektaşım olmakla birlikte öznel ilişkimde de hayatıma eşlik eden biri olarak bu mesleki yetisinin “insan olmak” sürecinin bir parçası olarak evrildiğini görmek “ neden bu meslek?” sorusunun yeniden yanıtını vermektedir. Sevgilerle,

Danışan Tavsiyeleri

Şükriye G*** (Danışan)

Emine Hanım’la 2016 Mayıs ayında ağır depresyon ve sinir nöbeti geçirdiğim bir dönemde tanıştım. İnternetten yaptığım bir arama sonucunda bilgilerine ulaştım. İlk tercihim olma sebebi tamamiyle bana olan mesafesi olmasına rağmen, içinde bulunduğum durumu kavramam, durumumun nedenlerini sorgulamam ve bunlara karşı savunmalar geliştirmem de kısa zamanda aldığımız hızlı yolculuk ona olan mesleki güvenimin oluşmasına neden oldu. Kişilik bozukluğu, güven sorunu, öz güven eksikliği, depresyon, öfke kontrolü, kaygı bozukluğu, travmatik yaşantı, yoğun duygusal iniş çıkışlar, sorunların üstesinden gelememe, yalnızlık ve anlaşılmama hissi, kendini tanıma, ilişkisel uyum zorlukları, karar verme güçlüğü gibi sorunlarımı EFT Tekniği, Aile (sistem) Dizilimi, EMDR, ve MMPI Testi gibi tanı ve uygulamalarla halen çözümlemeye devam ediyoruz. Danışan – Psikolog ilişkisinde sağladığı başarılı mesafe, bu sağlıklı mesafeye rağmen onunla geçirdiğiniz her an hissettiğiniz samimiyet ve cana yakınlık, danışanına hissettirdiği güven, kendisine ve mesleki yeterliliklerine olan güveni, gelişim için hastalarına ve kendisine olan inancı, yeterliliklerini arttırmak için sürekli eğitim görmesi bana göre kendisinin en başarılı olduğu ve onu diğer meslektaşlarından ayıran konular. Emine Hanım’ı en kısa şekilde “Güvenilir”, “Ön Yargısız” ve “Çalışkan” sıfatları ile özetleyebilirim. Şuan kendisi gibi sadece iyi insanlar tarafından danışmanlık hizmeti veren Kiron Danışmanlık’ta, danışanlarına destek olmaya devam ediyor. Burası kendinizi evinizde gibi rahat hissedebileceğiniz, güven hissi uyandıran ve bulunduğunuzda sizi mutsuz hissettirmeyecek bir yer. Kendisinden danışmanlık almaya başladığımda, sinir nöbeti geçirdiğim bir anda, ondan her şeyi bir anda düzeltebilmesini istemiştim. Bana cevabı “Şükriye Hanım elimizde bir sihirli değnek yok ve yıllardır yaşadıklarınızı bir anda aşamayız, bu nedenle sabırlı olmalısınız” demişti. Bu gün onun hayatımın “sihirli değneği” olduğunu düşünüyorum. Psikolojide “Her İnsan Biriciktir” isimli bir felsefe olduğunu, daha da önemlisi benim, onun ve diğer insanlarında biricik olduğunu öğrenmemi kendisiyle tanışmama borçluyum. Normalleşme sürecimde yanımda olduğu, kendimi kısa sürede anlamam ve bulmam için harcadığı caba ve emekleri için ona her zaman minnettar kalacağım.

Danışan Tavsiyeleri

C.İ. (Danışan)

Bu site veya benzeri bir mecrada kendisi için yapılan yorum ve tavsiye dikkatimi çekti ve irtibata geçtim, beklentimin üzerinde fayda gördüm. Bir yıldan fazla danışanıydım, Herşeyi bildiğimi düşündüğüm ama içinden çıkamadığım bir zamanda çok yardımı oldu Mesleğini mecburiyet veya gelir kaygısı dışında, severek çalışan birisi, Zeki, dikkatli ve samimi birisi Hayatımda ciddi farkındalıklar yaşamamı sağladı, kazandığım farkındalık ve huzur benim için paha biçilemez. Minnettarım.

Danışan Tavsiyeleri

Pınar G*** (Danışan)

Emine hanım benim icin çok değerli çünkü beni gerçekten anlayan ve çıkmaza girdiğim noktalarda bana eşlik ederek oradan çıkmama yardımcı olan biri. Kesinlikle herkesin hayatının zor dönemini birlikte atlatabileceği bir uzman. Yaptığı analizler çok etkileyici. Seanslardan çıktıktan sonra mutlaka üzerine düşünülmesi gereken cümleler kurar. Neden sonuç ilişkilerini çok güzel değerlendirir. Yargılamaz, sır tutar. Kendimi ona teslim ederken asla tereddüt etmedim aynı zamanda teopatik ilişkilerde çok kuralcı ve prensip sahibidir. İyi bir psikoloğun sahip olması gereken tüm niteliklere vakıf bir danışmandır. Benim ve kızımın hayatına dokundu ve iz bıraktı. Bizler için çok kıymetli kendisine çok teşekkür ederim.

Danışan Tavsiyeleri

B.S. (Danışan)

Emine Hanımla kendimi tamamen boşlukta hissettiğim bir dönemde karşılaştım.Onunla tanismamiz hayatimda yasadigim en buyuk sansti benim icin.Bence bir insan karşısindakine gercekten güvendiğinde ona duyduğu sevgi de karşılıksiz ve sonsuz oluyor.Eger ki Emine Hanimla danisani olarak degil de baska bir sekilde tanismis olsaydim onu yine ayni sekilde derinden seviyor olurdum.Çünkü o benim için psikologum olmaktan cok öteydi.En zor zamanimda karşima cikan eşsiz bir dosttu ve hayatim boyunca asla unutamayacagim dostum olarak da kalacak. Onun sayesinde kendimi bana ait olmayan tüm o kötü ve karanlık duygulardan kurtardım ve kendi içime doğru dunyanin en guzel yolculuguna ciktim.Insan kendini taniyamadan dunyayi hicbir sekilde taniyamiyor ve bu belirsizlik onu yiyip bitiriyor. Iste daha 18 yasimda olmama ragmen bana tum o sevecenligiyle,samimiyetiyle,önyargisiz olusu ve karsisindakinin duygularina gosterdigi saygiyla belki de omrum boyunca tasiyacagim bu guzel duygularin ve dusuncelerin sahibi olma sansini yasattigi icin ona besledigim sevgi hic bitmeyecek.

Danışan Tavsiyeleri

Zehra Mü*** (Danışan)

Sevgili Emine Soybay ile bir tavsiye üzerine tanıştım. Beni öyle içten samimi ve güler güzle karşıladı ki bu benim için en önemli şeydi. Emine hanım sayesinde yıllardır baş edemediğim bütün sosyal yaşantımı etkileyen hiç bir şekilde atlatamayacağım sandığım korkularimdan kurtuldum. Hemde okadar kısa sürede gerçekleşti ki Emine hanımın hoşgörüsü sabrı içtenliği olmasa belki de bu kadar kısa sürede atlatamazdım. Sayesinde kendimi daha özgür ve daha güvende hissediyorum. Mucize olması gerek dedigim şeye Emine hanım sayesinde kavuştum. Kendisine sonsuz teşekkürlerimi iletiyorum minnettarım.